Bırakma sözleşmesi: kendinle anlaşma yapmak
30 Temmuz 2026·5 dakikalık okuma
Kafadaki karar müzakereye açık, yazılı karar değil. Bırakma sözleşmesinin altı maddesi, neden imzalanması gerektiği ve bozulursa ne yapılacağı.
Kafadaki karar her gün yeniden müzakere ediliyor.
Yazılı karar müzakere edilmiyor — sadece ya uygulanıyor ya uygulanmıyor. Aradaki fark küçük görünüyor ama pratikte belirleyici.
Bu yazı somut bir araç: altı maddelik bir sözleşme.
Neden yazmak fark yaratıyor?
Üç sebep var ve hiçbiri mistik değil.
1. Karar sabitleniyor. Kafadaki cümle esnek: "iki hafta içinde" bir hafta sonra da "iki hafta içinde" olabiliyor. Yazılı tarih esnemiyor.
2. Zor an için hazır cevap oluyor. Kriz anı düşünmek için kötü bir an. Yazılı bir metin, o anda düşünmek yerine okumak imkânı veriyor.
3. Kendine verilen söz görünür hâle geliyor. Görünmeyen söz, unutulmuş sayılmıyor ama hatırlanması da gerekmiyor.
Bu, çıpa cümlesinin genişletilmiş hâli: tek cümle yerine tam bir belge.
Dördüncü bir sebep de var, en az konuşulanı: yazmak kararı bitiriyor. Kafada duran bir karar hâlâ düşünülüyor demektir; kâğıda geçtiği an düşünme aşaması kapanıyor ve iş uygulamaya geçiyor. Çoğu kişinin haftalarca "bırakmayı düşünüyorum" aşamasında takılmasının sebebi irade eksikliği değil, o aşamanın kendiliğinden bitmemesi.
Sözleşmenin altı maddesi
Bir kâğıda ya da telefon notuna yaz. On dakika sürüyor.
1. Tarih. "Sigarayı ___ tarihinde bırakıyorum." Gün, ay, yıl. "Yakında" bir tarih değil. Tarih seçme ölçütleri ayrı yazı; son sigaranın o akşam nasıl içileceği ve ertesi sabahın ilk saati de ayrı ayrı yazıldı.
2. Sebep. İki cümle, kendi hayatından. Soyut değil somut olanı: merdiven, sabah öksürüğü, para, çocuğun yüzü. Ve en az biri kimseye bağlı olmayan türden olmalı.
3. Üç zor anım ve karşılıkları. Günlükten çıkan üç puanlıklar. Her birinin yanına tek cümlelik somut bir karşılık: "kahveyi masada içeceğim", "arabada sakız olacak".
4. Zorlanırsam arayacağım kişi. Bir isim ve bir numara. Bu madde en sık boş bırakılan ve en çok işe yarayan madde.
5. Bir sigara içersem ne yapacağım. Bu madde şaşırtıcı gelebilir ama şart — aşağıda ayrı bir bölüm ayırdık.
6. İmza ve tarih. Kendi imzan. Kulağa çocukça geliyor; işlevi ise şu: belgeyi bir niyetten bir taahhüde çeviriyor.
Beşinci madde neden şart?
Çoğu bırakma sözleşmesi "bir daha asla" diye yazılıyor ve tam bu yüzden ilk sigarada çöküyor.
Şöyle işliyor: sözleşmede kayma için bir hüküm yoksa, kayma sözleşmenin sonu anlamına geliyor. Ve o an "zaten bozuldu" cümlesi geliyor.
Oysa kayma ile geri dönüş aynı şey değil. Aradaki köprü sigara değil, o cümle. Daha önce dönmüşsen bu sefer neyi değiştireceğin sözleşmenin en önemli maddesi.
Beşinci madde bu köprüyü baştan yıkıyor. Örnek bir yazım:
"Bir sigara içersem: paketi atarım, o günün saatini not ederim, ertesi sabah aynı sözleşmeyle devam ederim. Bir sigara, sözleşmeyi bitirmez."
Bu madde bir kaçış kapısı değil — tam tersine, en sık kullanılan kaçış kapısını kapatıyor.
Ne YAZILMAMALI?
Üç şeyden kaçın:
"Bir daha asla." Taşınamayacak kadar ağır ve ilk kaymada her şeyi çökertiyor.
Ceza maddeleri. "İçersem şu kadar para bağışlayacağım" gibi düzenlemeler bazı kişide işe yarıyor ama çoğunda suçluluk üretiyor — ve suçluluk bu konuda fren değil yakıt.
Başkasına verilen söz. "Eşime söz veriyorum" biçiminde yazılan sözleşme, kararı dışsal hâle getiriyor ve zorlandığında isyan üretebiliyor. Sözleşme kendinle.
Örnek: doldurulmuş bir sözleşme
Boş bir şablona bakmak zor, doldurulmuşuna bakmak kolay. Aşağıdaki örnek uydurma bir kişiye ait ama yapısı birebir kullanılabilir:
1. Sigarayı 12 Mayıs'ta bırakıyorum. 2. Sebebim: sabah öksürerek uyanmak istemiyorum. Ve kızım artık paketimi fark ediyor. 3. Zor anlarım: (a) sabah kahvesi → kahveyi masada, ayakta değil içeceğim. (b) araba → çakmak arabada olmayacak, torpidoda kuruyemiş olacak. (c) akşam balkon → o saatte bulaşıkları yıkayacağım. 4. Zorlanırsam Serkan'ı arayacağım — 0532 ... . 5. Bir sigara içersem: paketi atarım, saati not ederim, ertesi sabah aynı sözleşmeyle devam ederim. 6. İmza / 10 Mayıs
Üçüncü maddedeki karşılıkların ortak yanına dikkat: hiçbiri "dayanacağım" demiyor, hepsi yerine ne konacağını söylüyor. Boş bırakılan bir an, sigarayla dolan bir an.
⚠️ Bu belgeyi yazarken en sık yapılan hata üçüncü maddeyi tahminle doldurmak. Bir gün günlük tutmadıysan o üç an muhtemelen yanlış çıkacak — ve yanlış üç an için kurulan plan, ilk hafta boşa düşecek.
Nereye konmalı?
Görünen bir yere ve iki kopya:
Telefon kilit ekranı ya da not uygulamasının en üstü (kriz anında elinin altında)
Buzdolabı kapağı ya da çalışma masası (gün içinde göz ucuyla görülen)
⚠️ Çekmeceye konan sözleşme, yazılmamış sözleşmeyle aynı işi görüyor. Amaç arşivlemek değil, kriz anında okunacak bir metin bırakmak.
Şahit gerekli mi?
İsteğe bağlı ama işe yarıyor: sözleşmeyi bir kişiye göstermek, dördüncü maddeyi de otomatik olarak devreye sokuyor.
Seçim ölçütü şu: zorlandığında yazabileceğin, ama seni her gün sınav yapmayacak kişi. Kime söylemeli sorusunu ayrı yazdık.
İlk haftadan sonra gözden geçir
Sözleşme taş tablet değil. Bir hafta sonra tekrar oku ve iki şeyi güncelle:
Sebep listesi. İlk hafta içinde gövdende fark ettiğin bir şeyi ekle: uyku, tat, nefes. Bu ekleme sebebi dışsaldan içsele taşıyan şey.
Zor anlar. Tahmin ettiğin üç an ile gerçekleşen üç an genelde aynı olmuyor. Gerçek olanlarla değiştir.
⚠️ Bu gözden geçirme ikinci ve dördüncü haftada da tekrarlanmalı. Sebep şu: ilk haftada sebep listesi savunmacı ("kötü hissetmek istemiyorum"), dördüncü haftada ölçülebilir bir şeye kayıyor ("merdiven artık sorun değil"). İkincisi belirgin biçimde daha dayanıklı ve sözleşmede birincisi yazılı kalırsa bir işe yaramıyor.
Sözleşme bozulursa ne oluyor?
Bu sorunun cevabı beşinci maddede yazılı ama pratikte iki şey daha oluyor ve ikisini de önceden bilmek gerekiyor.
Birincisi: belgeyi görmek istemiyorsun. Kayan çoğu kişi sözleşmeyi kilit ekranından siliyor — çünkü orada durması bir suçlama gibi geliyor. Oysa belgenin işi suçlamak değil, geri dönüş yolunu göstermek.
İkincisi: tarih sorusu geliyor. "Sözleşmeyi baştan mı yazayım, aynısıyla mı devam edeyim?" Pratik cevap: aynısıyla devam et, yalnız üçüncü maddeyi güncelle. Çünkü kayma genelde listede olmayan bir anda oluyor ve o an artık biliniyor. Yeni bir sözleşme yazmak, o bilgiyi kaybetmek demek.
⚠️ Yeni tarih koymak da gerekmiyor. Sözleşmenin birinci maddesi "bırakma tarihi", "kusursuz seri başlangıcı" değil. Tarihi her kaymada sıfırlamak, belgeyi bir puan tablosuna çeviriyor ve o tablo kaybedilmeye çok müsait.
Kafadaki karar müzakereye açık; yazılı karar değil.
Bugün yapılacak tek şey: altı maddeyi yaz, imzala, telefonun kilit ekranına koy. On dakika.
Sözleşmenin birinci maddesindeki tarihi sağdaki sayaca da girersen, biriken günler de belgenin bir parçası olur. Aynı sözleşmeyi ve kriz anı araçlarını cebinde taşımak için Tar2Star uygulaması tam bunun için yapıldı.
Bu sayfa bir fotoğraf. Uygulama film.
Buradaki rakamlar bugünü gösteriyor. Tar2Star her sabah yenisini gösteriyor — ve kriz geldiğinde yanında oluyor.

Kazanımların gün gün: içilmeyen sigara, biriken para, geri alınan ömür.

Kriz anında tek dokunuş: önce nefes. Üç turluk yönlendirilmiş nefes egzersizi.

Altı ayrı rota, 600 durak. Vücudunda ne onarılıyorsa oradan okuyorsun.

Tırmandığın manzarayı sen seçiyorsun — zirve, orman, deniz ya da kendi fotoğrafın.

Her gün küçük görevler. İrade değil, alışkanlık kuruyorsun.
Uygulamadan gerçek ekranlar.
- Kriz anında kendi sesini dinle: neden bıraktığını kendi ağzından hatırla. Sevdiklerinin sesini de ekleyebilirsin.
- Tek dokunuşla nefes egzersizi ve oyalayıcı görev — o dört dakikayı doldurmak için.
- 600 durak, altı rota: bugün vücudunda tam olarak neyin onarıldığını okuyorsun.
- Sayılar cihazında tutuluyor ve çevrimdışı da işliyor — uçakta da sayıyor.
- Tırmandığın manzarayı sen seçiyorsun: zirve, orman, deniz ya da kendi fotoğrafın.
- Arayüz, içerik ve bildirimler 14 dilde.
Ücretsiz başlıyorsun. Yolculuğun ilk günü de son günü de senin.